Arabuluculuk Hakkında Genel Bilgiler

Kanun

22.06.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nu ile ARABULUCULUK kurumu ile tanıştık. Kanunun yürürlüğe girmesi 22.06.2013 tarihine bırakıldı. Ancak bu tarihte eğitimler henüz başlamış olduğundan herhangi bir arabuluculuk sınavı yapılmamış olduğundan uygulama daha sonra başlamıştır.

http://www.adb.adalet.gov.tr

Arabuluculuk akla geldiğinde ilk yapılması gereken şey "http://www.adb.adalet.gov.tr" adresine girip buradan arabuluculuk ile ilgili genel bilgilere ulaşmak olmalıdır. Sitede genel bilgiler, arabulucu olma şartları, arabuluculuğa ilişkin mevzuat, arabulucu seçimi için arabulucular sicili mevcuttur. Genel olarak uyuşmazlığınızın arabuluculuğa uygun olduğunu düşünüyorsanız kendinize bir arabulucu seçmekle ikinci bir adıma geçebilirsiniz. Aramayı isterseniz Türkiye çapında, isterseniz il sınırlandırması ile yapabilirsiniz. Arabulucuların adres ve telefon numaraları sicilde kayıtlıdır.

Arabulucular genellikle avukatlardan oluşmaktadır. Bunu yine resmi internet sitesinin istatistikler bölümünden görebilirsiniz. Sayfayı incelediğinizde her türlü yapılmış istatistiğe ulaşmanız mümkündür. Hangi meslek grubundan ne kadar arabulucu sınava girmişten hangi konularda arabuluculuk yapılmışın oranına kadar geniş bir veri vardır.

Tanıtım

Arabuluculuğun tanıtımı için çeşitli TV dizilerinde tanıtım yapılmış, adliyelere afişler asılmış, UYAP abonelerinin cep telefonlarına kısa mesajlar atılmıştır. Ancak bu kurumun uygulanabilirliğinin artması için köklü değişiklikler (bazı alanlarda ya da bazı miktarlar için zorunluluk) ve/veya daha fazla tanıtım yapılmalıdır.

Uyuşmazlık-Avukat

Toplumda yerleşik uygulama, herhangi bir hukuki uyuşmazlık durumunda eğer karşı tarafla anlaşma sağlanamamış ya da karşılıklı oturup konuşmak mümkün olmamış ise bir avukatın kapısını çalmaktır. Avukat ile müvekkil arasında vekalet ilişkisi mevcuttur ve avukatın atacağı her adımda müvekkili ile uyumlu hareket etmesi gerekmektedir. Kontrol avukattadır ancak avukat her türlü eylemini müvekkilinden alacağı talimatlar aracılığı ile gerçekleştirir. Eğer bir güven ilişkisi kurulamamışsa, kurulmuş bir güven ilişkisi zedelenmiş ise müvekkil kendisinin aldatıldığını, kendisine ait olan karar verme yetkisinin elinden alındığını düşünür. Yine kapı kapı dolaşıp avukatının doğru yolda olup olmadığını sorgulamaya başlar.

Arabuluculuk

Arabuluculuk kurumu o kadar yeni bir uygulamadır ki, Türk toplumuna uygundur desek de yakın geçmişte kurum olarak bir benzeri yoktur. Dünyada uygulaması gelişmektedir. Zorunluluk olmazsa başvurulmayacağını düşünenler az değildir. Ancak kurumun artıları görülürse ve gerekli tanıtımı yapılırsa uygulaması yavaş da olsa gelişecektir.

Bizim mevzuatımızda en önemli arabuluculuk ilkesi iradiliktir. Zorunlu olması belki başvuru yolunun daha çok kullanılmasına, kullanılınca da olumlu sonuçlara dönüşmesine katkı sağlayabilir ancak bunun için mevzuatta buna ilişkin değişiklikler yapılmalıdır.

Arabuluculuğun gelişmesini sağlayacak olan şey, kurumun artılarının toplum belleğine kazınmasıdır. Arabuluculuk yapılabilen bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda ilk akla gelen yol avukat bulmak, dilekçe yazdırmak değil arabulucuya başvurmak olmalıdır.

Arabulucuya gideyim mi, niye?

Arabulucuya gitmeniz için öncelikle uygun koşullar oluştuğu takdirde karşı tarafla anlaşıp ortak noktada buluşacağınıza inanmanız gerekir. Bu yola başvuracağınızda illa ki bir taviz vermeliyim, yoksa karşı taraf niye anlaşsın, diye düşünebilirsiniz. Ancak sürecin sonucunu her zaman kestiremezsiniz. Arabuluculuk kurumu sıradan bir toplantı süreci değildir. İletişim başlamadan karşı tarafın o uyuşmazlık hakkındaki net görüşünü bilemezsiniz. Belki de karşı taraf gerçekten oturup resmi bir tutanak imzalanacaksa sizin taleplerinizi kabul edecek ve sizin vermekte hiç tereddüt etmeyeceğiniz basit bir taviz isteyecektir; belki de dava açılırsa kaybedeceğini düşünecektir.

Arabuluculuk sürecine, arabulucuya dair

Arabuluculuk yolu ile sorunun çözüleceğine inanan tarafın yapması gereken imkanı varsa karşı tarafla bir araya gelip onu arabulucuya gitmeye ikna etmek ve bir arabulucu üzerinde anlaşmaktır. Bu çok zor görünmektedir ancak o kadar da zor değildir. Sanıldığının aksine eğer bir kişi arabulucuya başvurmayı düşünmüşse karşı tarafın da uzlaşma eğiliminde olduğunu hissettiği için bunu düşünmüştür. İki tarafın da tanımadığı ya da iki tarafın da tanıdığı bir arabulucu üzerinde anlaşılabilir. Karşı tarafla hiç görüşmeden arabulucu seçip onun karşı tarafa bu teklifi iletmesini de isteyebilirsiniz. Bu durumda karşı taraf arabulucuyu sizin avukatınız gibi algılayabilir. Burada iş arabulucuya düşmektedir. Arabulucu, kendisinin tarafsız olduğuna inandıracak şekilde irtibata geçmelidir. Arabuluculara bu konuda güvenebilirsiniz. Arabuluculuk eğitimlerinde en çok üzerinde durulan şeyler arabuluculuk ilkeleri (tarafsızlık, gizlilik, iradilik vs.) ve iletişim teknikleridir. Arabulucunuz bu konuda eğitim almış ve Adalet Bakanlığı'nca yapılmış yazılı ve sözlü sınavları (ki geçme puanı 75'tir) geçmiştir. Hukuk fakültesi mezunudur ve mesleğinde 5 yıllık kıdemi vardır. Arabulucuda arayacağınız özellik öncelikle güvenilir olmasıdır. Onun görevi aranızda köprü olmak, iletişiminizi kolaylaştırmak, gizlilik kurallarına riayet ederek (mahkemede ortaya çıkmasından korkacağınız şeyleri korkmadan arabulucunuzla paylaşabilirsiniz, gizlilik kuralına uymamanın cezai müeyyidesi vardır) ortak menfaatlerin ortaya çıkmasına yardımcı olmaktır. Arabulucu size çözüm önerisi getiremez, herhangi bir çözümü size dayatamaz. Görevi sadece tarafların menfaatlerine odaklanmalarını ve bu menfaatlerin ortak noktada buluşabilirliğini sağlamaktır.

Hukukçu olması ne işimize yarayacak peki? Niye herkes arabulucu olamaz? Arabuluculuk kurumu avukatlık mesleğini bitirir mi?

İşte bu sorular en zor görünüp en kolay cevaplanan sorulardır. Yasa yürürlüğe girmeden hukuk mezunu olmak gerekmediği şeklinde yasalaşması planlanıyordu. Hala böyle çıktığını sanan kişiler az değildir. Ancak eğitim alırken gördük ki bu işi hukuk mezunu olmayan birisinin yapması çok zor, neredeyse imkansızdır. Arabulucu hukukçu olarak size her ne kadar hukuki danışmanlık yapmayacak olsa ve arabuluculuk sırasında taraflar arasındaki adaleti sağlamakla görevi olmasa da arabulucunun hukukçu olması önemlidir. Öncelikle yeni bir kurum olan arabuluculuğun mevzuatı arabuluculuk kapsamı konusunda gerekli açıklığa sahip değildir. Hukukçular kendi aralarında çoğu konuda, bu konu arabuluculuk kapsamında mı değil mi tartışmasını sürdürmektedir. Kanun "tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği" demekte iken bunun içi doldurulurken "kamu düzeni" söz konusu olursa arabuluculuk yapılmaz mı, sorusu gündeme gelmektedir. Boşanma davaları arabuluculuğa elverişli değildir. Gerekçesi, kamu düzeni mi, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği bir konu olması mı? Peki nafaka? Nafaka ise iştirak mı, yoksulluk mu? Nafakanın artırılması, indirmesi? Şimdi bu kavramlar size tanıdık gelmiş olsa da üniversite mezunu da olsanız hukukçu değilseniz kanun kapsamına girip girmeyeceğini nereden bileceksiniz? Kanunu açıp okuyamıyoruz, kanunda liste yok. Sayısını basitçe bilemediğimiz çeşitte dava var. Diyelim dava isimlerini de bir listeden buldunuz, hangi dava, nedir? Tek tek araştırdınız ve buldunuz. Peki kamu düzeni var mı, varsa da taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edebilir mi? Evet bu kadar karmaşık, herkes arabulucu olamaz. Diyelim Adalet Bakanlığı oldu da bir liste verdi ve sadece şu davalar arabuluculuğa girer-girmez dedi. Peki anlaşma tutanağının icra edilebilirlik şerhi alabilecek bir tutanak olmasını hukukçu olmayan birisi nasıl sağlayacak? Arabuluculuk sonucunda anlaşma olursa bu anlaşma tutanağa bağlanacak; bu tutanak tarafları bağlayıcı olacak; anlaşmayı icraya koyabileceğimiz şekle uygun olacaktır... Karşı tarafın derhal edimini yerine getirmeyeceği durumlarda elimizdeki tutanağa icra edilebilirlik şerhi almak arabuluculuğu basit bir anlaşmadan ayıran en önemli özelliktir. Hukukçu olmayan birisinin bu şerhi alabilecek bir tutanak hazırlaması çok güçtür. Tutanak derken tabi ki şablonunu kastetmiyoruz. Şablonu bir şekilde bulunabilir. Örneğin karşı tarafın çocuğunu bir yıl boyunca okula kendi arabanızla götüreceğinize dair taahhütte bulunduğunuz bir tutanak icra edilebilirlik şerhi alır mı dersiniz?

Hukukçu olmayan kişilerin de ileride arabulucu olabileceğini, avukatlık mesleğinin bu şekilde bitirileceğini düşünen meslektaşlarımıza naçizane tavsiyem çok yararlı gördüğüm arabuluculuk eğitimini almaları ve sınavlara girip arabulucu olmalarıdır. Böylece dışarıdan kurumla çatışmak yerine arabuluculuğun ileride muhtemel gördükleri kayıplarını yaşamayacaklardır. Yukarıda da bahsettiğim gibi Adalet Bakanlığı'nın hukukçu olmayan kişileri arabulucu yapması zor bir olasılıktır ama madem endişe yaşanıyor bu endişelerinin başlarına gelmemesi için kurumu görmezden gelmek yerine sahiplenmek daha doğru olacaktır.

Büromuz Aralık 2016 tarihi itibariyle arabuluculuk faaliyetine son vermiştir.

Uzlaşma kültürünün yaygınlaştığı ve arabuluculuğun tanınıp sevildiği bir toplum dileği ile...

Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Google+ ile paylaş

Aksarı Avukatlık Bürosu - © - 2017